Bu yıl Ali ile birlikte önce Rize’ye, oradan da Çayeli’nden öteye gidip Tapur Yaylası’na çıktık.

Bir Rizeli olarak bu yıl Ali’yi memleketime davet ettim ve oranın güzelliklerini görme şansı elde ettik. Rizeli’yim dediğime bakmayın, ben de gitmeyeli 15 sene olmuş, dile kolay. Rize’de fotoğrafta gördüğünüz evimizde konakladık. Ahşap evde konaklamak gibisi yok. Üzerine de bol bol oksijen, demeyin keyfinize! Öte yandan köy ayrı, yayla ayrı. Biz de bu bağlamda bir sabah erkenden kalktık, mükellef bir kahvaltıdan sonra da Tahpur Yaylası’nın yolunu tuttuk.

Yayla, 3000 metre yüksekte yer alıyor ve gitmek doğal olarak biraz sürüyor. Yolun durumuna bağlı olarak bizim köyümüzden yaklaşık 2~3 saate ulaşmak mümkün. Çayeli’nden yola çıkarsanız üç saat garanti diyebiliriz. Tabi dilerseniz aracı hızlı kullanabilirsiniz ama sağlığınız için bunu pek önermem zira yol genişliği ve görüş mesafesi buna müsait değil. Çoğu virajda korna çaldık ve birden çok defa karşıdan araç geliyordu.

Yolculuğun sonunda Baldaş dağı karşınıza çıkacak. Dağı ileri geçtiğinizde ise Tahpur Yaylası’na ulaşabilirsiniz. Eskiden yol bu civarda bitiyordu fakat artık daha da ileriye gidiyor. Bu aşamadan sonra keşfetmek artık size kalmış. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey ise güneş kremi. Hava aşırı sıcak olmasa da, güneş yakmıyor gibi gelse de ertesi gün durum hiç de öyle olmuyor. Bu bağlamda önleminizi almanızda fayda var. Ve son olarak, yaylalarımızı temiz tutalım!